Kutsal Savaşçı (Holy Warrior), Alpagut'un etik idealidir: TÖRÄ, ÄRDÄM ve DENGE, Alp'in dokuz niteliği ve temel ilke: güç hak vermez, sorumluluk yükler.
Alpagut dövüşçüsü nasıl bir insan olmalıdır
Kutsal Savaşçı (Holy Warrior), Alpagut'un bir dövüş sanatında ustalaşmış insan için benimsediği idealin adıdır. Dinî bir unvan ya da derece değildir ve bu ad kimseye verilmez. Alpagut hiçbir dine bağlı değildir ve siyasi amaçlara hizmet etmez. Buradaki savaşçı imgesi spora ve karakter eğitimine aittir.
«Kutsal» kelimesi kimseyi aziz yapmaz. Bir Alp'in dokunulmaz sayıp korumak zorunda olduğu şeyleri anlatır: verilen söz, TÖRÄ ve başka bir insanın onuru. Adın nereden geldiği «Alpagut Nedir?» sayfasında anlatılıyor. Burada başka bir soru ele alınıyor: vurmayı, atmayı ve rakibini yerde tutmayı öğrenen bir insan nasıl biri olmalıdır?
Güç hak vermez.
Güç sorumluluk yükler.
Ustalık arttıkça, insanın onu nasıl kullandığına dair sorumluluğu da artar. Alpagut'un kanonu bunu şöyle anlatır: derece giyilen bir elbise değil, taşınan bir sorumluluktur.
Alp için rakip düşman değil, sınav yoldaşıdır. Dövüş yalnızca izin verilen tekniklerle yapılır. Rakip sakatlanırsa müsabaka durdurulur ve önce ona yardım edilir. Karşılaşmanın başında ve sonunda rakipler HA selamı verir: dövüş bitince düşmanlık da biter.
Salonun dışında Alp çatışma aramaz ve anlaşmazlıkta soğukkanlılığını korur. Gücünü yalnızca kendini ya da başkasını savunmak için kullanır; Alp asla saldıran taraf değildir.
Bu, öğretmenin yetkisi için de geçerlidir. Öğrenci öğretmenin teknik talimatlarına uyar; ancak sağlığa zarar veren, onuru kıran ya da yasaya aykırı bir talimata uymak zorunda değildir. Böyle bir talimat, öğretmenin kendi ÄRDÄM'ini çiğner.

Alpagut'un ahlakı üç kavrama dayanır. TÖRÄ neyin doğru olduğunu belirler. ÄRDÄM, insanın nasıl biri olması ve nasıl davranması gerektiği sorusunu yanıtlar. DENGE ölçüyü koyar. Kutsal Savaşçı, bu üçünün güç ve ustalıkla birleştiği insandır.
TÖRÄ, ahlaki ve hukuki düzeni anlatan eski bir Türk kavramıdır. Alpagut'ta bütün sanatın etik omurgasıdır ve dört değişmez ilkeye dayanır: KÖNİLİK, adalet; UZLUK, başkalarına yarar ve iyilik; TÜZLÜK, eşitlik; KİŞİLİK, insanlık. Eşitlik, kadınların ve erkeklerin aynı saygıyı ve aynı imkânları görmesi, derecenin ise yalnızca emek ve onurla kazanılması demektir. İnsanlık; mertliği, dürüstlüğü ve kendine hâkim olmayı kapsar. Bu ilkeleri, federasyon da dahil olmak üzere hiçbir kurum kaldıramaz.
ÄRDÄM, onur ve erdem demektir. Kanonda bu kelimenin iki anlamı vardır: Alp'in dokuz niteliğinden biri ve Alp'in gündelik davranış kurallarının tamamı. ÄRDÄM, TÖRÄ'yi ve dokuz niteliği davranışa dönüştürür: salonda, yarışmada, evde ve işte. Kural basittir: KORGAN'da (Alpagut'ta çalışma salonuna ve okula verilen ad) öğrenilen TÖRÄ, ömür boyu TÖRÄ olarak kalır.
DENGE, karşıt güçlerin dengesidir; sanatın gizli eksenidir. Temelinde, Alpagut'un anladığı biçimiyle iki güç vardır: insana verilen pay olan KUT — müjde, baht, başarı ve hüküm hakkı — ve onu harekete geçiren canlı güç olan AKIN. KUT sabit özüldür; AKIN onu hareket ettirir; verilen pay ile insanın kendi hareketi arasındaki denge, DENGE ilkesinin temelidir. Dayanak çok, hareket az olduğunda insan taş gibi donar. Hareket çok, dayanak az olduğunda güç körleşir: çevresindeki her şeyi yıkar ve sonunda kendini de tüketir. Alp, iki gücün birlikte işlediği yerde doğar.
Denge hareketsizlik demek değildir. Usta da dengesini kaybeder, ama onu herkesten çabuk toparlar.
Alp'in nitelikleri teknikten ayrı öğretilmez. KAÇUT sisteminde dokuz resmî YÖRTEM formu vardır: ALPATAÇ'tan YARĞAN'a kadar her derece için bir form. Her form dokuz teknik temelden birini dokuz nitelikten biriyle birleştirir ve o niteliğin harekette nasıl göründüğünü gösterir.
| Nitelik | Teknik temel | Formun anlamı |
|---|---|---|
| ERLİK — yiğitlik | el vuruşları (KOL) | ilk adım |
| SAYGI — saygı | ayak vuruşları (TEPİK) | kontrol altındaki güç |
| BİLGELİK — bilgelik | manevra ve savunma (AYÇA, KORUY) | dört yanı görmek |
| DOĞRULUK — doğruluk ve adalet | atışlar (ATIŞ) | ölçülü atmak |
| ÄRDÄM — onur | süpürmeler (BADALAG) | yere indirip küçük düşürmemek |
| ÇIDAM — dayanıklılık | eklem kilitleri (BAĞDAMAK) | sabır ve kontrol |
| KÖNÜL — merhamet | boğucu teknikler (BOĞUÇAN) | ne zaman bırakacağını bilmek |
| UCALIK — alicenaplık | silah (YARAK/YASAK) | gücün sorumluluğu |
| BAĞLILIK — bağlılık | dokuz temelin birliği | TÖRÄ'ye bağlılık yolu bütün tutar |
Bunu en açık biçimde boğucu teknikler ve silah gösterir. Boğucu teknik, insanın zamanında bırakmayı bilip bilmediğini sınar. Silahla çalışma, gücün kendisine sorumluluk yüklediğini anlayıp anlamadığını sınar. Dokuz nitelik derece sınavının da parçasıdır ve sınav kurulu onları teknikle birlikte değerlendirir.
Kanon, Alp'in hayatını salon ve geri kalan her şey diye ikiye ayırmaz. Evde bu, anne babaya saygı ve büyüklerle küçüklere özen demektir. Okulda ve işte dürüstlük demektir. Alp verdiği sözü tutar. Sanat hakkında yalnızca kaynaklarla doğrulananı söyler, başka dövüş sanatlarını küçümsemez ve Alpagut'u onların en iyisi gibi göstermez.
Başka bir ülkede Alp o ülkenin yasalarına ve geleneklerine saygı gösterir. İnsanları dillerine, inançlarına, kökenlerine, vatanlarına ya da cinsiyetlerine göre ayırmaz. Başkalarının inancına saygıyla yaklaşır ve dinî tartışmalara girmez. Alp, sanatı hiçbir partinin aracına dönüştürmez.
Kurucunun Şartı bunu açıkça söyler: sanat, kökeni bakımından Türk'tür; kapısı ise bütün insanlığa açıktır. Bu yüzden Alp kendini başka halklardan üstün görmez. Saldırgan milliyetçilik ve başka kültürleri aşağılamak yasaktır. Kanon bunu tek cümleyle özetler: Alp kim olduğunu sözüyle değil, davranışıyla gösterir.
İdeal kusursuzluk istemez. Kanonda şöyle denir: hata insanın Alp adını elinden almaz, hatayı kabul etmemek alır. Hatayı düzeltmenin yolu da tarif edilmiştir. Önce kusur dürüstçe kabul edilir ve özür dilenir. Sonra mümkünse zarar giderilir, davranış değiştirilir ve çalışmaya geri dönülür.
Bağlılığın da bir sınırı vardır. Öğretmene bağlılık TÖRÄ'nin üstünde değildir; hatayı gizlemek bağlılık sayılmaz. Zarar, aşağılama ve güvenliği tehdit eden durumlar hiçbir zaman gizlilik kapsamında değildir: böyle durumlarda öğrenci ailesine, baş antrenöre ya da federasyona başvurur; sonrasında ne olacağını federasyonun Koruma Politikası (Safeguarding Policy) belirler. «KORGAN'da olan KORGAN'da kalır» kuralı bir çalışma arkadaşının zayıflıklarını, yanlışlarını ve özel işlerini kapsar.
Alpagut'la uğraşan herkese, derecesi ne olursa olsun, Alp denir. Hiçbir kurul kararı ya da sınav kimseyi Kutsal Savaşçı yapmaz: Alp bu ideale ömür boyu yürür. DENGE bu yolu dört daire olarak anlatır; her daire bir öncekinden daha geniştir.
Alp önce bedenine ve karakterine hâkim olmayı öğrenir. ÇIDAM olmadan ERLİK, yani dayanıklılık olmadan yiğitlik, yıkıcı olur.
Alp büyükleriyle bağını korur ve kendinden sonra gelecekleri yetiştirir.
İnsanın özgürlüğü başkalarına karşı sorumlulukla, ortak düzen ise herkesin onuruna saygıyla dengelenir.
Alp dünyanın bir parçası olduğunu unutmaz ve doğaya özenle davranır.
Daireler birbirinin yerini almaz. Olgunluk, dördünü aynı anda dengede tutabilmektir.
«Alp tekniğiyle değil, ÄRDÄM'iyle tanınır. Alp'in sözü yemindir, davranışı TÖRÄ'dir.»
Alpagut'un kurucusu KUTSAN'ın sözleriyle ÄRDÄM ilkesi
Ülkenizdeki federasyon ulusal temsilcisiyle iletişime geçin.
Temsilci bulunDünya Alpagut Federasyonu — Alpagut sporunun uluslararası yönetim organı, 2014 yılında kurulmuş, 50+ ülkede temsil edilmektedir.